KÜLTÜR MİRASI

Türkiye ve Türk Dünyası Kültür Mirası

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Örnek Sayfalar

MHP'li Günal'dan Milli Kültür Teklifi

e-Posta Yazdır PDF

Küreselleşmeye paralel olarak, kültürel yozlaşmanın arttığını ve manevi değerlerin aşındığını söyleyen Günal, çözümün bilgisayar oyunlarını, çizgi filmleri, çizgi romanları, sinemayı, dizileri içine alan bir "Milli Kültür Endüstrisi" kurmak olduğunu söyledi. Kürtçe eserlerin basımına destek veren Bakan Günay'ı iki dilliliği meşrulaştırmak ve resmileştirmekle suçlayan Günal, Aşık Veysel'in "Atatürk'e Ağıt" şiirine sansür uygulamanın ise çifte standart olduğunu ve Kültür Bakanlığına yakıştıramadığını söyledi.

Turizm Çerçeve Kanunu Yoksa, Konuşmaya Gerek Yok!
Yurt dışındaki otel fiyatları ile ülkemizdeki otel fiyatlarına baktığımız zaman içim acıyor! Koordinasyonsuzluk nedeniyle çok ucuza yatak satıyoruz. Turist sayısındaki artıştan ziyade, kişi başına turizm gelirlerindeki artışı hedeflememiz ve buna göre önlem almamız gerekiyor. Bütün bu sorunların çözünün temelinde ise, Turizm Çerçeve Yasa Taslağının bir an önce tamamlanarak tasarı haline gelmesi ve TBMM'ye sevk edilerek yasalaşmasının sağlanması yatmaktadır.

Geçen yıl Turizm Stratejisi ve eylem planından bahsederek, "önümüzdeki yıl süre bitecek ne yaptık?" demiştim. Geçtiğimiz yıl yoğun gündem içinde çerçeve yasamız ile ilgili somut gelişme, meclise intikal eden bir çalışma olmadı. Turizm sektöründe yaşadığımız sorunlarının temelinde bu yasanın çıkmamasının yattığını hepimiz biliyoruz! Öncelikle o yasayı eksik ya da fazla, yanlış ya da doğru hemen çıkaralım. Aslında arzu edildiği şekilde, olması gerektiği gibi çıkarmamız lazım, ama bir mesafe kat etme açısından eksik de olsa acilen çıkması gerektiğini düşünüyorum!

Bu konudaki çalışmaların istediğimiz düzeyde olmadığını biliyoruz! Ben bu bütçede söz veriyorum: Turizm Çerçeve Yasa tasarısı meclise gelmediği ve yasalaşmadığı sürece bir dahaki bütçede turizm kelimesinden dahi söz etmeyeceğim! Savaşta barut yoksa başka bir şey konuşmanın anlamı yoktur! Savaşta mağlubiyetin nedenini soran komutana, askerin söylediği şey bu! Muhalefet olarak destek olalım, sadece Antalya Milletvekili olarak söylemiyorum, sektördeki arkadaşlarla daha çok bir araya gelme şansımız olduğu için hallerini daha iyi bildiğim için söylüyorum! Dağınıklığın giderilmesi gerek, yasanın çıkması için yapacağınız çalışmalarda destek olacağımızı buradan beyan ediyorum.



"Milli kültür Endüstrisi" Kurulsun! Kültür Yozlaşması Engellensin!
Kültür konusu çok geniş ben örneklere girmeden önce bazı değerlendirmeler yapmak istiyorum. Tabi ki bir takım sanatsal faaliyetlerimiz, müzecilik faaliyetlerimiz olacak, kültürel varlıklarımızın korunması olacak. Ama ben Kültür deyince önce etrafımda aileme, kardeşlerime, çocuklarımıza bakıyorum. Milli kültürden ne kadar nasiplenebiliyorlar? Kültürel yozlaşma hangi boyutlara ulaşmış? Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluğu nedir? Yaptığınız çalışmalara, yayınlara da baktım. Hangi konularda neler yapılmış diye.

MHP olarak önerdiğimiz ve geçtiğimiz yıllarda da söylediğimiz "Milli kültür endüstrisinin" kurulması acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Tarihle beraber dilimizi, kültürümüzün bütün özelliklerini yansıtan bazı ürünlerin hazırlanması gerekiyor. Sadece Turizm tanıtması olarak değil, tanıtma fonundaki imkanlarımızı kendi kültürümüzün anlatılması amacıyla da kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

Yapılan çalışmaları küçümsemiyorum, ben farklı bir konseptten ve bazı eksikliklerden bahsediyorum. Ben eve gittiğimiz zaman çocuklarımızın yabancı bilgisayar oyunları oynamasını değil, Türk tarihinden bir kesit içeren bir savaş veya destanı anlatan bir oyun oynamasını istiyorum. Savaşlar da var, mücadeleler kuşatmalar da var, halk hikayelerimiz var, kahramanlıklarımız da var destanlarımız da var...

Bunların günümüz teknolojisine göre kültür ürününe dönüştürüldüğü bilgisayar oyunundan çizgi filmine ve çizgi romanına kadar ürünlerin hazırlandığı bir kültür endüstrisi oluşturulmalı ve bunun kurulmasına destek sağlanmalıdır. Sadece Dede Korkut masallarını bile anlatsak Japonya'nın bilmem ne oyunlarını ithal etmek durumunda kalmayacağız. Çünkü raflarda hep onları görüyorum. Kültür deyince anladığımız müze, ören yerleri, ibadethanelerin restorasyonları tamam ama öbür tarafta da çocuklarımızın beyninde milli duyguların manevi değerlerin kaybolduğu, hele hele de televizyonların geldiği ve belli anlamda yozlaşma ve negatif yönde katkıda bulunduğu ortamda, Kültür Bakanlığı'nın bu olayları diğer kuruluşlarla arasındaki ilişkileri geliştirerek koordine etmesi ve milli kültürün gelişmesine katkısı bulunması gerekiyor diye düşünüyorum.

Biz milli kültürün korunmasını, geliştirilmesini istiyoruz! Milli kültürü korumak sadece ören yerlerine, sadece sinemaya sahip çıkmak da değil, asıl kökümüzü, tarihimizi, milli bilincimizi canlı tutmak demektir. Bu konuda daha çok gayret istiyoruz! Küreselleşme denen dalganın bizi uğrattığı erozyondan çıkış için milli kültürümüze, gelenek ve göreneklerimize sahip çıkalım! Bu sadece folklorumuzu, halk ürünlerini, yöresel sanatları araştırmakla olmuyor!
Kültür her şeyin medeniyetin de temelidir. Türk kültürünü yaşatamadığımız zaman milli devlet olma vasfımız da, 2023'te lider ülke olma idealimiz de ortadan kalkar, yani anlamı kalmaz! Onun için her işin temelinde kültür ve buna dayalı olan eğitim sistemi var. Biz bu ikisini çok önemsiyoruz ve bu çerçevede "Milli Kültür Enstitüsü"nün kurulmasına ve bu yozlaşmanın önlenmesine katkıda bulunmanızı bekliyoruz.

Aşık Veysel'in "Atatürk'e Ağıt"ına Sansür, Kürtçe Eserlere Destek!
Bu kapsamda bir hususa değinmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde Kemal Burkay ile Egemen Bağış da görüştü, Kültür Bakanı olarak sizin de görüşmeniz oldu. İşin siyasi boyutunu sizinle tartışmayacağım Bağış'la tartıştım, sanatsal olarak bakmışsınız, entellektüel kapasitesinden faydalanalım demişti Sayın Bağış, biz öyle bir şey görmüyoruz ama neyse... Burkay da Türkiye'ye açılıma destek vermek için geldim demiş. Şimdi siz de kendisine hem Nazım Hikmet'in hem Ahmed-i Hâni'nin kitaplarını hediye etmişsiniz ve Kürtçe eserlerin basımı ile ilgili çalıştığınızı ve onun "Mem û Zîn" adlı eserinin Türkçe ve Kürtçesini de bastığınız yolunda bir beyanat vermişsiniz.

Kitabın içinde neler var neler yok diye tartışmayacağım tabi ama, kitabın orijinal hali olmadığını söyleyenler var, ırkçı tavır olduğunu söyleyenler de var ama siz bir şekilde basmışsınız! Devlet Kurumu eliyle bir dil yaratılması daha önce TRT ŞEŞ yayınlanırken de söylemiştik, resmi anlamda bir dilin kabulü İki dilli, iki toplumlu bölünmüş bir topluma yol açar!

Kültürel kaygılarla yaptık diyeceksiniz biliyorum, o başka bir şey... Özel sektör yapar, herkes araştırmasını yapar, dilini de öğretir ona itirazımız yok! Ama bunun meşrulaştırmak ve resmileştirmek sakıncalıdır!

Bunu şunun için söyledim bir tarafta bunu yapıyorsunuz güzel! Bir tarafta birlik, kardeşlik için yayınladığını söylediğiniz kitap var, öbür tarafta başka haber okudum içim burkuldu. Sadece bir yerde görsem belki birisi yazmış derdim, Aşık Veysel'in Atatürk'e Ağıt şiirinin içinden iki kıtanın Kültür Bakanlığı'nın internet sayfasına koyulmadığını gördüm.

Ahmed-i Hâni'yi basacaksınız kültürel çeşitlilik yapacağız diye, öbür tarafta Aşık Veysel'in Atatürk'e Ağıt yazan Türk kültürünün önemli kişilerinden birisi olan Aşık Veysel'in şiirinde Atatürk'ü öven bir kısmını sansürleyeceksiniz. İkisini karşılaştırdığım zaman aklım almıyor! Öbür tarafta alabildiğince özgürlükçü bir yaklaşım, olmaması gereken milli birlik açısından sıkıntı doğurabilecek, ırkçı söylemlerin olduğu bir kitap, bugünkü ortama açılım politikasına uygundur diye basılıyor, bu tarafta ise Aşık Veysel'in şiiri sansürleniyor. Bu bir çifte standarttır.

Tanrının aslanı diye Hz. Ali'ye gönderme yapmasının ötesinde ve Atatürk'e "İskender-i Zülkarneyn'in" mukayesenin ötesinde sansürlenecek bir şey de yok ve adının değiştirilmesinin de bir anlamı yok!

Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Şubat 2012 22:52  

YAYIN TANITIMI