KÜLTÜR MİRASI

Türkiye ve Türk Dünyası Kültür Mirası

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Emir’in Goru / Çelebi´nin Türbesi

e-Posta Yazdır PDF

Emir’in Goru / Çelebi´nin Türbesi 

Semerkand’da Timur’un muhteşem türbesi, “Gur-ı Mir” veya “Gur Emir” olarak adlandırılıyor. Türkçesi: Emir’in, yani Bey’in mezarı… Farsçadan geçen, “gur “veya “gor”, mezar, kabir demektir. (Emel Esin, Türkistan’da “kur” ve “kurgan”ın da aynı anlama geldiğini hatırlatıyor.) Hani türkçemizde hâlâ var olan, günlük hayatta sıkça kullanılan “elinin körü” deyimi bu “gor “ veya “gur”la ilgili. Daha doğrusu bu deyim “ölünün goru/ölünün mezarı” iken değişim geçirerek dilimizde kalmayı başarabilmiştir. Çünkü “gor” kelimesini biz çoktan unutmuşuz, Anadolu türkçesinde bu kelime yok. Ama batı türkçesinin Azerbaycan şivesinde hâlâ gor kullanılıyor. “Gor oğlu” da biliniyor, yani Köroğlu, Goroğlu olarak da tanınıyor. Biz gor’u unutunca, “ölünün goru” anlaşılması güç bir deyim olup çıkmış. Onu yapmışız “elinin körü” (yani, elinin tersi), eskiyen bir deyim böylece hayatiyet kazanmış!

Gur Emir - kubbe

Timur’un kabrinden bahsedecekken böyle konulara dalmak doğru mu? Osmanlı varisi ve Anadolulu ve bilhassa Ankaralı olarak Timur bahsinin bizi etkilememesi güç. Hele onun taşa, toprağa, çiniye bürünmüş mücessem temsili olan devasa türbesi karşısında karışık duygulara kapılmamamız imkânsız gibi. Ankara Savaşı’nın mağrur galibi, Osmanlı ifadesiyle “Koca Tatar” şimdi yaptırdığı külliyenin bir kısmında yatıyor.

Devamını oku...
 

Hindistan’da Türk izleri

e-Posta Yazdır PDF

Hindistan’da Türk izleri

Türkmen Kapısı’ndan geçtikten sonra dar ara sokaklardan ilerleyerek Dehlevi Hazretlerinin külliyesine geliyor ve ziyaretimizi yapıyoruz. Bu bölgede Müslümanlar oturuyor ve belediye hizmetlerinin oldukça yetersiz olduğunu görüyoruz. Bir haftalık Hindistan gezimizde tek Türkmen isminin geçtiği yer de burası idi. İngilizler binlerce yıl Türk hakimiyetinin olduğu Hindistan’da Türk ismini bir tane bile kalmayacak şekilde yok etmişler.

Kutup MinarŞimdi durağımız Kutup Minare. 1192’de Delhi Türk Sultanlığı’nı kuran Türk köle komutan Kutbettin Aybek’in 1199’da yapımına başladığı bu minareyi, ölümünden sonra damadı İltutmuş devam ettirmiş ve daha sonraki Türk yöneticiler tarafından tamamlanmıştır. Kutup Minare 80 metre yükseklikte ve oldukça kalın bir bedenle göğe öylesine tırmanıyor ve üzerinde öylesine anlatılmaz bir taş işçiliği var ki hayret etmemek mümkün değil. Allah’ın tüm sıfatları Kufi yazısıyla bu minarenin üzerine öyle hatasız bir ustalıkla işlenmiş ki insan aklının alması mümkün değildir.

Kutup Minare ve camisi Hindistan tarihindeki ilk camidir. Daha önce burada bulunan bir Hindu tapınağının taşları kullanılarak yapılmıştır. Cami kalıntılarının önünde Hindu tapınağının kalıntıları da halen bulunmaktadır. Kutup Minare’nin tam karşısında bir benzerinin temelleri atılmış ancak devam edilememiştir. Kutup Minare ve cami külliyesinin arka giriş kapısı da mimari olarak çok etkileyici bir tarzda yapılmıştır. Özellikle girişin etrafındaki ayet-i kerimeler kısmen dökülmüş ve tahrip olmuş bir şekildedir ve bugün tamire ihtiyacı vardır.

Cengiz Çandar “Benim Şehirlerim” isimli kitabında Kutup Minare’den şöyle bahsediyor: “Kutb Minar’ı gören ateist; ya dindar olur ya da insanoğlunun imanı, gücü, emeği, sebatı, becerisi, ustalığı, dehası ve akla gelebilecek ne kadar olumlu sıfat olabilirse bunların tümü karşısında saygının ötesinde, huşu ile eğilmekten başka elinden bir şey gelmez” diyor. Çandar’a tamamen katılıyor ve bundan daha mükemmeli yapılamaz diye düşünüyorum.

Devamını oku...
 

Kutup Minar - Hindistan, Delhi

e-Posta Yazdır PDF

Qutb Minar and its Monuments, Delhi

Brief Description

Built in the early 13th century a few kilometres south of Delhi, the red sandstone tower of Qutb Minar is 72.5 m high, tapering from 2.75 m in diameter at its peak to 14.32 m at its base, and alternating angular and rounded flutings. The surrounding archaeological area contains funerary buildings, notably the magnificent Alai-Darwaza Gate, the masterpiece of Indo-Muslim art (built in 1311), and two mosques, including the Quwwatu'l-Islam, the oldest in northern India, built of materials reused from some 20 Brahman temples.

Built in the early 13th century a few kilometres south of Delhi, the red sandstone tower of Qutb Minar is 72.5 m high, tapering from 2.75 m in diameter at its peak to 14.32 m at its base, and alternating angular and rounded flutings. The surrounding archaeological area contains funerary buildings, notably the magnificent Alai-Darwaza Gate, the masterpiece of Indo-Muslim art (built in 1311), and two mosques, including the Quwwatu'l-Islam, the oldest in northern India, built of materials reused from some 20 Brahman temples.

Kutup Minar

Kutup Minar

Kutup Minar

Kutup Minar

Kutup Minar

Kutup Minar

Qutb Minar et ses monuments, Delhi

Construit au début du XIIIe siècles à quelques kilomètres au sud de Delhi, le minaret de Qutb Minar est une tour de grès rouge haute de 72,5 m, d'un diamètre de 14,32 m à la base et de 2,75 m au sommet, avec des cannelures et des encorbellements de stalactites. La zone archéologique avoisinante comprend des tombeaux, le magnifique portail d'Alai-Darwaza, chef-d'œuvre de l'art indo-musulman bâti en 1311, et deux mosquées, dont celle de Quwwat-ul-Islam, la plus ancienne de l'Inde du Nord, faite de matériaux provenant d'une vingtaine de temples brahmaniques.

نصب قطب مينار ، دلهي

إنّ منارة قطب مينار التي شُيّدت في بداية القرن الثالث عشر على بُعد كيلومترات من جنوب دلهي هي برج من الحجر الرملي الأحمر يبلغ ارتفاعه 72.5 متراً وقطر قاعدته 14.32 متراً وقمته 2.75 ذو ضلوع حجرية وخرجات في الرواسب الكلسية المتحجرة. تشمل المنطقة الأثرية المجاورة أضرحة، وبوابة عاليه دروازه وهي تُحفة الفن الهندي-المسلم التي شيّدت عام 1311، ومسجدين أحدهما يُطلق عليه اسم قوات الإسلام، المسجد الأقدم في الهند الشمالية المصنوع من مواد أولية مصدرها عشرات المعابد البرهمانية.

Башня Кутб-Минар и окружающие ее археологические памятники, Дели

Воздвигнутая в начале XIII в. в нескольких километрах к югу от Дели башня из красного песчаника Кутб-Минар имеет высоту 72,5 м, диаметр 2,75 м в верхней части и 14,32 м у подножья, и поверхность, орнаментированную выступами попеременно угловатой и закругленной формы. Прилегающая археологическая зона содержит бывшие ранее погребенными здания, к примеру, великолепные ворота Алаи-Дарваза, шедевр индо-мусульманского искусства (построенные в 1311 г.), и две мечети, включая Кувват-уль-Ислам – самую старую в северной Индии, построенную из материалов, взятых из примерно 20 разрушенных брахминских храмов. 

Qutb Minar y sus monumentos (Delhi) 

Construido a principios del siglo XIII, a unos kilómetros al sur de Delhi, el minarete de Qutb Minar es una torre de arenisca roja de 72,5 metros de altura, con un diámetro de 14,32 metros en su base y de 2,75 metros en su cúspide. Su pared exterior está ornamentada, alternativamente, con acanaladuras de aristas agudas y redondeadas. La zona arqueológica en la que se encuentra posee varias tumbas, la magnífica Puerta de Alai Darwaza, obra maestra del arte indomusulmán construida en 1311, y dos mezquitas. Una de ellas, la de Quwwat Ul Islam, es la más antigua de la India septentrional y fue construida con materiales procedentes de una veintena de templos brahmánicos. 

Devamını oku...
 

Konya İl Merkezi Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri yayımlandı

e-Posta Yazdır PDF

Konya İl Merkezi Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri yayımlandı. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin çıkardığı envanter, Tahir Akyürek’in sunuş yazısıyla başlıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Akyürek yazısında şunları belirtiyor: “Modernleşen yaşamın bir zorunluluğu olarak planlanan yatırımların, kültürel zenginliğimizi yok etmeden gerçekleştirilebilmesi, planlamaya esas teşkil edecek Konya İl Merkezi Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri kitabı ile daha da sağlam temeller üzerine oturacaktır. Ulusal bir kimlik olan Mevlana Celaleddin-i Rumi ile özdeşleşen kentimiz, Dünya Tarihi Kentler Birliği üyesi olarak da geçmişteki kültür mirasını gelecek nesillere ulaştırma çabasındadır. Bu çalışma, zamanın acımasız yıpratıcılığına inat, ayakta kalan eserlerimizin, geçmişimizin ve bugünümüzün gelecek nesillere aktarılması noktasında önemli bir kaynak olacaktır…”

Envanterde, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in de bir yazısı bulunuyor. Yazının başlığı “Selçuklu Başkentinin Kültürel Varlığı”. Şöyle diyor Metin Sözen: “Son yıllarda geliştirdiğimiz yeni yöntemler ve uygulamalarla kentler büyük bir yarış halinde, ‘doğa ve kültür’ varlıklarını toplu-düzeyli biçimde ilgili çevrelere sunmayı, öncelikli görev olarak niteliyorlar. Konya çok yoğun araştırma ve yayın konusu olan kentlerin başında gelmekle birlikte, herkesin çıkış noktası bulacağı böyle bir girişimin sonuçlarını toplumumuza sunması, ayrı bir anlam taşımaktadır…”

Konya il merkezini kapsayan envanterde anıtlar, anıt ağaçlar, sit alanları, cami ve mescitler, çeşmeler, hamamlar, hanlar, konut ve dükkânlar, kamu yapıları, mezarlıklar, türbeler, sarnıç ve su depoları, medreseler hakkında bilgi bulmak mümkün.

http://www.cekulvakfi.org.tr/haber/konya-kulturel-ve-dogal-mirasini-envanterde-topladi 

 

VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu

e-Posta Yazdır PDF

VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu

Azerbaycan Kültürel Mirasın Araştırılmasına Destek Derneği (MIRAS) ile Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği’nin ortaklığında “VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu / Sanat Etkinlikleri (Arkeoloji, Sanat Tarihi, Mimari, Bilim, Tarih, Edebiyat, Sanat ve Folklor)” açılış töreni 18 Eylül 2012 tarihinde Milano Politeknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenmiştir. 

VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu

Açılış törenine Sayın Vatikan Büyükelçimiz Kenan Gürsoy ile eşi Prof. Belkıs Gürsoy da katılmıştır.

Sayın Vatikan Büyükelçimiz açılış konuşmasında, aynı kültür ve medeniyet havzasında, aynı değerleri ele alan farklı yaklaşımların olabileceğini, farklı devletlerin hakimiyetindeki Türk kültürel mirasının farklı coğrafyalar üzerinden incelenmesinin çoğulcu bir bakış açısını beraberinde getirdiğini, Milano gibi tarih, sanat ve mimarlık alanda ünlenmiş bir Avrupa şehrinde Türk kültürü, sanatı ve kültürel mirası hakkında çesitli alanlarda akademisyenlerin bir araya gelmesinin çok kültürlülüğün pekişmesine katkıda bulunduğunu, ortak bir barış dilinin oluşturulmasına yardımcı olduğunu, toplantının medeniyetler arası buluşmanın bir anlamda ön hazırlığını teşkil ettiğini kaydetmiştir.

Sempozyum çerçevesinde Prof. Belkıs Gürsoy19. Yüzyılda Türkçe yazılmış iki İtalya Seyahatnamesi” başlıklı bir sunum yapmıştır.

Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Kenan GürsoyProf. Dr. Belkıs Gürsoy 

Devamını oku...
 


Sayfa 2 / 4

KİMLER SİTEDE

Şu anda 36 konuk çevrimiçi

YAYIN TANITIMI