KÜLTÜR MİRASI

Türkiye ve Türk Dünyası Kültür Mirası

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Haberler
Haberler

TÖRE Ankara Sohbetleri

e-Posta Yazdır PDF

Türk Mitolojisi / Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu

Türk Mitolojisi

 

Anadolu’nun 700 Yıllık Taş Bekçileri: Ahlat Mezar Taşları

e-Posta Yazdır PDF

Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından 16 Kasım 2012 Cuma günü Saat: 10.00'da

“Anadolu’nun 700 Yıllık Taş Bekçileri: Ahlat Mezar Taşları ve Bölgenin Tarihî-Kültürel Miras Açısından Önemi”

adlı bir panel gerçekleştirilecektir. Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut DOĞRU tarafından yönetilecek olan panelde Ahlat Belediye Başkanı A. Mümtaz ÇOBAN ve Bitlis Eren Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hamza ŞİMŞEK konuşmacı olarak yer alacaktır.
Etkinliğe katılımınızı bekler, saygılar sunarız.

Yer: Edebiyat Fakültesi A Kapısı Prof.Dr. Tuğrul İnal Salonu / Beytepe Kampüsü

Araş. Gör. Mikail CENGİZ
Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü

Kutup Minar

 

Fatih’te Tarih Yok Ediliyor!

e-Posta Yazdır PDF

İstanbul’da tarihi yarımadada “kıyım” yapılmak üzere. Sultanahmet’teki “Üçler Mescidi” yerine otel dikilmesi için imar izni verildiği ortaya çıktı. Milat Gazetesi'nin ulaştığı bilgilerde Fatih Belediyesi’nin hazırladığı planda 99 cami, 57 tekke ve medrese, 55 tane çeşme ve hamam da imara açılıyor, yerlerine beton yapılar inşa ediliyor!

Kültür ve medeniyetin şah eserlerini barındıran İstanbul tarihi tehlikeyle karşı karşıya. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Fatih Belediyesi hazırladıkları planda birçok tarihi yapıyı ticari alan olarak gösterdi.

212 tarihi eserin kaydı yok
2012 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi hazırladığı 1/5000’lik planda çoğu cami olmak üzere onlarca tarihi eserin kaydını yapmadığı ortaya çıktı. Fatih Belediyesi ise daha önceki planlarda kaydı yapılan tarihi yapılara yeni planda yer vermedi. 2005 yılında hazırlanan planda 212 tarihi yapının kaydı mevcut. Belediye bu planını 17/10/2012 tarihinde askıya çıkardı. Hazırladığı yeni planda ise 212 eserin kaydını yapmadı. Bu eserlerin yerini ise ticari alan olarak gösterdi.

Yarımadanın üçte biri
Tarihi yarımadada yer alan yapıların üçte biri belediyenin 2012 planında yer almıyor. Son planda 99’u cami olmak üzere 212 tarihi yapı planda yok. Bu plan uygulanırsa tarihi camilerin, tekkelerin, çeşmelerin, hamamların yerini beton yapılar alacak. Tarihi yarımadanın “tarihi” yanı eksik olacak. Gerekli düzenlemelerin yapılması için başvurularda bulunan İstanbul Çevre Kültür ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği (İSTED) konunun göz ardı edildiğini belirtti. Tarihi caminin yeniden ihya edilmesi için yetkililere birçok itiraz dilekçesi yazılmasına rağmen, inşaat çalışmaları başlatılıyor.

Üçler Mescidi yerine otel
Sultanahmet Camii yanındaki Dikilitaş’ın karşısındaki, İbrahim Paşa Sarayı’nın yanında bulunan kültür varlığı “Üçler Mescidi” yerine Fatih Belediyesi otel yapılması için imar izni verdiği ortaya çıktı. Mescidin kalıntıları yıkılarak yerine otel yapılacak. Plana itiraz için son gün 13 Kasım. Bu tarihe kadar plan askıya alınmazsa yaklaşık 200 tarihi yapıda inşaat çalışmaları başlayacak. Birçoğunu yerini otel veya binalar almış olacak.

İstanbul’un adına gölge düşürülüyor
İstanbul’da tarihi kıyım için Fatih Belediyesi kolları sıvadı! Hazırlanan planda tarihi yerler yıkılıyor. Kültür beşiği olan İstanbul’un adına gölge düşürülüyor. Buna göre, İstanbul Sultanahmet’te eski Atmeydanı’nda bulunan Örme Sütun’un tam karşısında, İbrahim Paşa Sarayı’nın hemen yanında yer alan “Üçler Mescidi” yerine otel dikilmesi için imar izni verildiği ortaya çıktı. Kültür Varlığı olarak tescilli olan alana Fatih Belediyesi’nin imar izni vermesi, geçtiğimiz yıllarda “Avrupa Kültür Başkenti” olan İstanbul’a vurulacak bir darbe olarak değerlendiriliyor.

İhya yerine yıkım
İlk olarak 1516 yılında namazgâh olarak kullanılan “Üçler Mescidi”nin aslına uygun olarak ihya edilmesi gerekirken, kalıntılarını yıkarak alana imar iznin verilmesi tepkileri de beraberinde getirdi. Uzmanlar ve Tarihçiler ise bu yanlıştan bir an önce dönülüp, caminin ihya edilmesi gerektiğini söyledi.

Tarihi ‘Üçler Mescidi’ yerine otel
Bânisi Irakızâde Hasan Efendi olan “Üçler Mescidi” ilk olarak 1516 yılında namazgâh olarak kullanıldı. 1551 yılında da mescit haline getirildi. Hüseyin Ayvansarayî, Hadikada'da mescid bânisi Irakîzade Hasan Efendi’ninn bu yerle ilgilenmesinin sebebini açıklar. Yakışıklı ve güzel bir delikanlı oluşundan dolayı “Oğlan Şeyh” olarak şöhret bulan İsmail Maşuk’i, Sünnî görüşlere aykırı düştüğüne inanılan bazı sözlerinden dolayı Atmeydanı kenarındaki bu yerde 1529’da idam edilir. Müritlerinden Hasan Efendi de burada şeyhinin anısına bu camiyi yaptırır.

Üç beyitlik manzum
Ayvansarayî, Irakîzade Hasan Efendi’nin idamının yapıldığı yerin etrafını bir parmaklıkla cevrettiğini, sonra burayı bir namazgâha dönüştürdüğünü bildirir ve kıble tarafında, Kandî Abdullah Efendi tarafından yazılmış üç beyitlik manzum tarihinin kopyasını verir. Bu manzum tarih, namazgahının 942/1533-36’da yaptırıldığını gösterir. Fakat kısa süre sonra namazgâhın yerinde aynı kişi Irakîzade Hasan Efendi, güzel bir mescit inşa ettirmiştir.

Beyit:

Olub işte bu hûb Üçler makâmı
Salât-ı hamd ü tesbîh ile a’lâ
Nazargâh-ı ibâdullah olubdur
Şerefle dâ’im ide Hakk te’âlâ
Görüb Kandî didi târih
Refî’ü dilgüşâ oldu musallâ *

* Hüseyin Ayvansarayî’nin Hadîkatü-l-Cevâmi’ İşaret Yayınları – 0212 519 17 28

Milat Gazetesi'nin ortaya çıkardığı imar skandalına yetkililer sessiz. 200’e yakın kültür varlığını yeni imar planında göstermeyen belediyeler ise topu bir birine atıyor. Konuyla ilgili büyün kurumlara ulaşmamıza rağmen resmi hiçbir açıklama yapılmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Fatih Belediyesi hazırladıkları planda yüzlerce tarihi yapıyı ticari alan olarak gösterdi. Uzmanlar ve tarihçiler belediyeleri sert bir dille eleştirdi. İstanbul Çevre Kültür ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği ise “Belediyelerin bu husustaki amacını anlayamıyoruz” açıklamasında bulundu.

Ortak sessizlik
Fatih Belediyesi konuyla ilgili açıklamada bulunmazken, topu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne attı. Olayın yönetim tarafından görüşüldüğünü belirten Fatih Belediyesi, uygulanacak planın kendilerine ait olmadığını, bu konunu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinde olduğunu savundu.

Yetkililerden açıklama yok
Belediyelerin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstabul IV Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul (1. bölge) yetkilileri ise açıklama yapmaktan kaçındı. Tarihi yarımadada yer alan yapıların üçte birinin imara açılıp yerlerine beton yapıların inşa edilecek olması ise yetkili kurumları kaygılandırmadı.

Ferhat Açıl – Milat Gazetesi – 7/8 Kasım 2012

http://www.haberfatih.com/fatihte-tarih-yok-ediliyor/

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Hindistan Ziyareti

e-Posta Yazdır PDF

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Hindistan Ziyareti / Kutup Minar Tarihi Eserlerini Ziyaret



Hindistan'ın kanaat önderleriyle buluşan Gül, Yeni Delhi'nin tarihi yerlerini de gezdi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hindistan temaslarına başkent Yeni Delhi'nin tarihi ve turistik yerlerini gezerek başladı. Önce Hümayun türbesine giden Gül ve beraberindeki heyet daha sonra Kutup Minar'a (Kutup Minaresi) geçti. Hindistan'daki ilk İslam yapısı olan eserin güzelliği karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Gül ve beraberindeki heyet, rehberlerden yapılar hakkında ayrıntılı bilgi aldı.

KANAAT ÖNDERLERİYLE BULUŞTU

Gül, bu turistik gezi sonrası Hindistan'ın önde gelen siyasetçi, gazeteci ve diplomatlarından oluşan kanaat önderleriyle bir araya geldi. The Oberoi Oteli'nde basına kapalı gerçekleşen yemekli toplantıda, Türkiye'nin son dönemde izlediği dış politikadan övgüyle söz edildiği öğrenildi. Hint kanaat önderleri, Pakistan ile ilişkilerinde Türkiye'nin katkısını beklediklerini, özellikle Irak ve Afganistan'a yönelik Türk dış politikasını ilgiyle izlediklerini ifade ettiler. Toplantıda ayrıca Hindistan'ın "yükselen güç"lerden biri olduğu vurgulanırken, ülke içi ekonomik adaletsizliğin giderilmesinin önemi üzerinde duruldu. Bu toplantının ardından Gül'e, AMITY Üniversitesinde düzenlenen törenle fahri doktora unvanı verildi. Üniversiteye gelişinde gaydanın baskın olduğu geleneksel müzikle karşılanan Gül çiftine çiçek takıldı. Gül, fahri doktora unvanını aldıktan sonra yaptığı konuşmada ise geleceğin şekillenmesinde eğitimin önemine ve küresel sorunlara değindi. Gül dünyanın terörizmden savaşlara, ekonomik krizden açlığa, enerji güvenliğinden iklim değişikliğine kadar bir çok tehditle karşı karşıya olduğunu söyledi. Gül sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu koşullar altında bile kötümserliğe yer olmadığını düşünüyorum. Bugün karşılaştığımız bütün bu meseleler, insan kaynaklı olduğuna göre çözümü de insan kaynaklı olacak. Gül konuşmasında Hintli ve Türk gençlere de şu sözlerle seslendi: "Bizim neslimizin sizlere güveni tam. Siz geleceksiniz." Cumhurbaşkanı Abdullah Gül eşi Hayrünnisa Gül ve beraberindekiler, akşam da Türkiye'nin Yeni Delhi Büyükelçisi Levent Bilman'ın Gül onuruna verdiği yemeğe katıldı.

http://www.sabah.com.tr/Siyaset/2010/02/09/kutup_minara_hayran_kaldi

 

VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu

e-Posta Yazdır PDF

VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu

Azerbaycan Kültürel Mirasın Araştırılmasına Destek Derneği (MIRAS) ile Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Birliği Derneği’nin ortaklığında “VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu / Sanat Etkinlikleri (Arkeoloji, Sanat Tarihi, Mimari, Bilim, Tarih, Edebiyat, Sanat ve Folklor)” açılış töreni 18 Eylül 2012 tarihinde Milano Politeknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenmiştir. 

VI. Uluslararası Türk Kültürü, Sanatı ve Kültürel Mirası Sempozyumu

Açılış törenine Sayın Vatikan Büyükelçimiz Kenan Gürsoy ile eşi Prof. Belkıs Gürsoy da katılmıştır.

Sayın Vatikan Büyükelçimiz açılış konuşmasında, aynı kültür ve medeniyet havzasında, aynı değerleri ele alan farklı yaklaşımların olabileceğini, farklı devletlerin hakimiyetindeki Türk kültürel mirasının farklı coğrafyalar üzerinden incelenmesinin çoğulcu bir bakış açısını beraberinde getirdiğini, Milano gibi tarih, sanat ve mimarlık alanda ünlenmiş bir Avrupa şehrinde Türk kültürü, sanatı ve kültürel mirası hakkında çesitli alanlarda akademisyenlerin bir araya gelmesinin çok kültürlülüğün pekişmesine katkıda bulunduğunu, ortak bir barış dilinin oluşturulmasına yardımcı olduğunu, toplantının medeniyetler arası buluşmanın bir anlamda ön hazırlığını teşkil ettiğini kaydetmiştir.

Sempozyum çerçevesinde Prof. Belkıs Gürsoy19. Yüzyılda Türkçe yazılmış iki İtalya Seyahatnamesi” başlıklı bir sunum yapmıştır.

Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Kenan GürsoyProf. Dr. Belkıs Gürsoy 

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 2

YAYIN TANITIMI